Skip Navigation LinksAna Sayfa > Güncel > Doğadan, Çevreden
DOĞADAN, ÇEVREDEN
< Tüm Doğadan, Çevreden

DOĞAYA SAYGI ve ETİK DEĞERLER...

20.10.2015

Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Mehmet Ali Bayraktar’ın  20 Ekim 2015 tarihli DEHA 20 Gazetesinde yayınlanan "Doğaya Saygı ve Etik Değerler" konulu yazısını paylaşıyoruz. 


VOLKSWAGENİN YAPTIĞI…

ICCT ismini bir yerlerden duydunuz ya da okudunuz mu?

Eylül ayı başına kadar ben de hiç duymadım, okumadım, görmedim ancak 3 Eylül 2015 tarihinde öyle bir skandal ortaya çıktı ki; ICCT bu skandalın ortaya çıkmasına vesile oldu. O tarihten sonra pek çok insan, kurum ve kuruluş ICCT ismiyle tanıştı. Biz de merak ettik, araştırdık. Başta Hürriyet gazetesi olmak üzere yazılı ve görsel basından, internetten topladığımız bilgilerle bu yazıyı oluşturduk.

ICCT, çevre düzenleyiciler tarafından araştırma ve teknik ve bilimsel analiz sağlamak için kurulmuş kâr amacı gütmeyen, tarafsız bir organizasyondur. Misyonu iklim değişikliğini azaltmak, karayolu, deniz ve hava taşımacılığının çevresel etkilerini araştırmak, performans ve enerji verimliliğini artırmaktır. ICCT, mütevazı bir bütçeye ve 30-40 kişilik bir personele sahiptir. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülkenin ilgili devlet kurumlarına bilgi ve destek sağlamaktadır. Buraya kadar her şey normal ve olağandır.

Günün birinde ICCT de görev yapan Berlinli kimyager Peter Mock, Almanya’nın ABD için ürettiği otomobillerin Avrupa’dakinden çok daha temiz ve çevreye uygun olduğu düşüncesiyle test yapmak ister. Bu çerçevede ICCT, 2012 yılında araçları yolda test etmek için 50 bin dolarlık bir fon oluşturur. Proje tekliflerini gerekli kurumlara iletir. Mart 2014 tarihinde en iyi proje teklifini sunan West Virginia Üniversitesi’ne görev verilir.

Bir profesör, bir mühendis, iki öğrenci ve bir üniversite çalışanından oluşan 5 kişilik bir araştırma grubu kurulur. Grup, elektrikli süpürgeye benzeyen, İki ölçüm aletinden oluşan, jeneratörlü ve hortumlu aleti aracın bagajına yerleştirerek, test için trafiğe çıkar. 2 adet Volkswagen ve 1 adet Bmw aracını otobanda 4 bin km sürerek teste tabi tutarlar. Başlangıçta egzoz gazının Avrupa’dakinden daha temiz olduğu düşüncesiyle hareket eden araştırmacılar, tam tersi bir sonuçla karşılaşınca, kendilerinin hata yaptığını düşünürler. Kimin hata yaptığı konusunda birbirleriyle kavgaya tutuşurlar…

Araştırma grubu tekrar çalışmaya başlar ve iki ay sonra değerlerin doğru olduğuna karar verir. Buna göre; BMW limitlerin altında kalırken VW yer yer limitlerin 40 katı fazla azot oksit salınımı yapmaktadır. Peki, VW bunu nasıl başarmıştır? VW otomobil firması, dizel motorlara çevreye ve sağlığa zararlı egzoz gazı değerlerini düşük gösteren “Electronic Diesel Control 17” isimli bir alet takmış ve gizli bir bilgisayar yazılımıyla olayı manipüle etmiştir…

Sonuçlar ilgili ekip tarafından ve ICCT aracılığı ile ABD’nin çevre koruma kurumu olan EPA’ya ulaştırılır. ABD Çevre Ajansı EPA, hemen harekete geçer ve 2014 Aralık ayında Volkswagen’e bunun nedenini sorar. VW değerlerin yüksek olmasına teknik bir sorunun neden olduğunu gösterir ve 482 bin aracı egzoz servisi adı altında tamire çağırır fakat araçlarda herhangi bir değişiklik yapılmaz. Bunun üzerine soruşturma devam eder. Nihayet 3 Eylül 2015’te Volkswagen firması, Amerikan Çevre Ajansı’na dizel motorların yazılımında manipülasyon yaptığını itiraf eder ve skandal patlar…

Bu olay son derece önemlidir çünkü incelemeye konu olan firma, dünyanın en büyük ikinci otomobil üreticisidir ve Alman’dır. Bildiğiniz gibi Almanlar dünyanın en iyi mühendisleri olarak tanınırlar. Yaptıkları iş, kaliteli ve düzgün olarak bilinir. İş ahlakı açısından örnek gösterilir. Her konuda dünyada muazzam bir imaj sahibidirler…

Kaliteli ve ahlaklı Alman imajı, bu olaydan sonra zedelenmiştir…

İşin ilginç ve ders alınması gereken iki yönü vardır. Birincisi; Alman Volkswagen firmasını zora sokan bu incelemeyi ICCT gibi bağımsız bir kurumun yaptırmış olması ve incelemenin ABD’deki sıralamalarda ilk 100’e ancak girebilen bir üniversitede yapılmış olmasıdır. İkincisi ise; bilim adamlarının, yetkililerin ve kamu görevlilerinin bu konuyu değişik yöntemlerle sümen altı etmemiş olmalarıdır. Yani rüşvet mekanizmasının çalışmamasıdır…

Burası Türkiye, bundan bize ne demeyelim, bu olaydan toplum olarak ders alalım. Duyarlı olalım, egzoz gazının çevreye verdiği zararı umursayalım. Bununla da yetinmeyelim, olayın ahlaki boyutunu göz ardı etmeyelim. Etik olmayı ve etik davranmayı hayatımızda, işimizde, şirketlerimizde, kurumlarımızda ve devlet yönetiminde uygulayalım.

Amerika yapıyor neden Türkiye yapmasın…?

Mehmet Ali Bayraktar – 20 Ekim 2015 - DEHA20 Gazetesi

 

 

Share to Facebook Share to Twitter Share to MySpace Stumble It Share to Reddit Share to Delicious Dahası...

Çevre Dostları Grubuna Üye Olun...

DOÇEV'le ilgili faaliyet ve duyurulardan haberdar olabilmek için çevre dostları grubumuza üye olun...

©2012 DOÇEV