Orkide, salepgiller (orchidaceae) familyasından çiçekli bir bitkidir. Tanımlanabilen 153 doğal türü ve büyüleyici güzelliğiyle Türkiye topraklarını süsler. Ülkemizde her yıl yaklaşık 120 milyon Orkide yumrusu salep, dondurma gibi ürünlerde kullanılmak üzere toplanmakta, dolayısıyla her yıl 120 milyon Orkide çiçeğinin kökü kurutulmaktadır. Geçmişten beri süregelen aşırı ve bilinçsiz faydalanmalar nedeniyle pek çok Orkide topluluğu yetişme ortamlarından uzaklaşmaktadır. Oysa etkileyici güzelliklere sahip bu bitkilerin bazıları öylesine enderdir ki, dünyada yalnızca Anadolu'daki tek bir alanda ve sadece birkaç öbek halinde yaşamaktadır. Ne yazık ki çoğumuz Türkiye'de yetişen doğal Orkidelerin ve onların hazine değeri taşıdığının farkında değiliz. Bu endemik türleri tanımak, onlara sahip çıkmak ve korumak, Türkiye'yi seven tüm insanların en temel görevlerinden biri olmalıdır.
Kitap dediğin böyle yazılır! Doç. Dr. Alper Çolak, “Türkiye Orkideleri” adlı 900 sayfalık kitabın editörü, kitabın yazarı ise bir Alman: Karel Kreutz…
Hazırlanması 75.000 km kat edilerek gerçekleşen arazi çalışmalarıyla 20 yılda mümkün olmuş. Türkiye'de yetişen ve ulaşılabilen türlerin sınıflandırılması ve kitapta sunulması, 70.000 slayt çekimi ile gerçekleşmiş. Doğaseverlere, botanikçilere, doğanın korunmasıyla yükümlü yetkililere orkidelerin olağanüstü güzelliklerini ve muhteşem doğasını yakından tanıtacağı ve farklı bakış açıları kazandıracağı kesin. Türkiye'de Orkideler için "alarm zilleri"nin eskiden beri çalmakta olduğuna dikkatleri çeken eser, ülkemizle, biyolojik zenginliklerimizle gurur duymamızı sağlıyor, aynı zamanda yetkili ve ilgilileri bu bitkinin korunması yolunda göreve çağırıyor. Meraklısı Rota Yayınları’ndan temin edebilir.
Zafer Haftası, bu yıl, 26 Ağustos sabahı Afyon - Kocatepe’ye tırmanan 10.000 genç tarafından başlatıldı. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, hafta nedeniyle memleketi olan Afyon’da bir dizi park ve orman açılışı gerçekleştirecek, ne mutlu! Bunlardan biri de kendi ilçesi olan Şuhut’ta kurulan Zafer Ormanı. Kim bilir, belki bir gün, bu komşu ilde, şehit kanlarıyla sulanmış bu topraklarda, bir DOÇEV – Zafer Ormanı da nasip olur.
Afyon ilinin güneydoğusunda 2.800 metreye yükselen Kocatepe’nin yamacında, Büyük ve Küçük Kalecik kasabaları yer alır. Büyük Taarruz’dan bir gece önce Kocatepe çadırlı karargâhında bir araya gelen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve Ordu Komutanı Kazım Paşa, Kalecik kasabasından getirtilen sofraya otururlar. Olay, Mareşal Fevzi Çakmak’ın 22 yıl yardımcılığını yapan ve savaşta Kurmay Başkanlığını üstlenen Orgeneral Asım Gündüz’ün anılarında şöyle yer alır: Sofrada cılız bir tavuk, birkaç yumurta, bazlama ve soğan vardı. Mustafa Kemal, Ordu Komutanı Kazım Paşaya dönerek:
—Askere akşam tayını olarak ne verdik?
—Birer avuç kavurga Paşam!
Kavurga, buğdayın veya darının teneke veya saç üzerinde kavrulmuş halidir. Sabahleyin gün doğmadan tarihin ilk yıldırım harekâtını başlatacak ve birkaç gün içinde zafere ulaşacak olan o eşsiz askerin akşam yemeğidir.
Mustafa Kemal, kopardığı lokmayı bırakır ve doğrulur. Paşalar onu takip eder, sofra kaldırılır. Ve bu muhteşem ordunun en üst yönetim kadrosu, geceyi aç karşılar.
“Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır.
Ne ağaç ne kuş sesi ne toprak kokusu vardır.
Gündüz güneşin gece yıldızların altında kayalardır.” Diyor,koca Şair.
Güzel ülkemiz o denli geniş ve zengin bir coğrafyaya sahip ki, tek başına Avrupa kıtasına yakın bir bitki çeşitliliğine sahip. Kocatepe yamaçlarında ise orkideler değil, kan kırmızı gelincikler açar.
Rengini şehitlerimizin kanlarından alan…
Tarık Barbaros PİLEVNE / Ağustos 2009